Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi

Türkiye Cumhuriyeti'nde Güç Odaklarının Mücadelesi 1923-1961

Osmanlı İmparatorluğu 600 yıldan daha uzun bir süre tarih sahnesinde yer almıştır. Bu uzun süreçte yaşanmış güç odaklarının mücadeleleri Osmanlı’dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi isimli kitapta ele anılmıştı.

Elinizdeki bu kitap, Osmanlı’dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi kitabının devamıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılı olan 1923’ten 1961’e kadar, 38 yılda yaşanan güç odaklarının mücadelesini bu kitapta bulacaksınız.

ABD’li Akademisyen Joseph S. Nye Jr. gücü hedeflere ya da amaçlara ulaşma becerisi olarak tanımlamaktadır. Güç başkalarını etkileme becerisidir. Yapamayacakları şeyleri başkalarına yaptırabilme becerisidir.

Başkalarını etkilemek için elbette bazı kaynaklara sahip olunması gereklidir. Ancak bazı durumlarda kaynaklarda tek başına yeterli olmayabilir.

Burada önemli olan nokta elinizdeki kaynakları karşınızdakinin davranışları üzerinde etkili bir güce çevirip çevremeyeceğinizdir. Nasıl bazı usta kağıt oyuncuları elleri zayıf olsa bile oyunu kazanabiliyorlarsa…

İşte bu nedenle, “güç tahvili/gücün dönüştürülmesi” önem kazanmaktadır.

Tarih yazılırken basitleştirmek gerekir. Konuların seçilmesi gerekir. Nelerin seçildiği ise tabii ki yazan kişilerin değerlerinden temayüllerinde ve zihinlerinde oluşan kuramlardan etkilenir.

İyi tarihçiler ve sosyal bilimciler dürüstçe sorular sorup, neden sonuç ilişkilerini ve kanıtlanmış olayları, yani olguları çalıştıkları konularla nesnel bir biçimde ilişkilendirmeye çalışırlar.

Bu nedenle okuyucular yazarın hangi soruları sorduğunu ve olguların doğrusunu özenli ve nesnel biçimde araştırıp araştırmadığını sorgulamalıdır. Önyargılara karşı temkinli olmalıdır.

Tarihi doğru anlamanın yolu daha çok okumaktan geçer.

Geçmişi anlamak geleceği görebilmek için önemlidir. Ama geçmişin tuzaklarına da düşülmemelidir. Geçmişten gelen görüş ve düşünceler, bilimsel olarak doğrulukları kanıtlanmamış ise sadece kuramlar olarak kabul edilebilir. Bu nedenle geçmişten gelen kuramların güncel durumlara uyarlanması gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde güç odaklarının mücadelesi kitabı dört bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde, bir mucizeyi gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 yıl süren cumhurbaşkanlığı dönemi ele alınmaktadır. Bölüm, Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirdiği Türk Devriminin bir değerlendirilmesi ile tamamlanmaktadır.

İkinci bölüm, İsmet İnönü’nün 12 yıl süren Cumhurbaşkanlığı dönemini içermektedir. İnönü Cumhurbaşkanı olduğu anda kendisini ikinci Dünya Savaşı içinde bulmuştur. Cumhurbaşkanlığının yarısından fazlası savaş içinde geçmiştir. Bölüm, İnönünün çok partili demokrasiye geçişi ve 1950 seçimlerini kaybederek iktidarı DP’ye teslim edişiyle sona ermektedir.

Üçüncü bölüm, 10 yıl süren Demokrat Parti iktidarı döneminde ele almaktadır. Ancak, Demokrat Parti’nin incelenmesine 1946’dan başlanılması zorunludur. 1946-1950 yılları arasında demokrasi mücadelesi veren bir Parti’nin daha sonra bu çizgiden sapması gerçekten üzücü olduğu kadar, Türk siyasi hayatı için de büyük bir talihsizliktir.

Dördüncü bölüm, 27 Mayıs askeri müdahalesi ile başlayan ve 1961 yılında yapılan seçimlere kadar devam eden Milli Birlik Komitesi dönemini incelemektedir.

Bu kitapta, olayların mümkün olduğu kadar, neden-sonuç ilişkilerini ortaya çıkartacak sorular sorulmaya ve bu sorulara cevaplar bulunmaya çalışılarak incelenmesine öncelik verilmiştir.

Bu yaklaşıma birkaç örnek şöyle sıralanabilir:
-16 Haziran 1926 günü yapılması düşünülen İzmir suikast teşebbüsünden sonra, Mustafa Kemal Atatürk’ün karşısında etkili güç odakları kalmış mıdır?
-Atatürk, İsmet İnönü’nün başbakanlıktan ayrılışından sonra onun yerine neden Celal Bayar’ı tercih etmiştir?
-Türk Devrim’inin derinliklerinde yatan, fakat genellikle üzerinde durulmayan felsefenin temel taşını hangi düşünce oluşturmaktadır?
-Atatürk’ün gerçekleştirdikleri, düşünce ve görüşleri bugünde önemini ve geçerliliğini nasıl koruyabilmektedir?
-2. Dünya Savaşı esnasında İsmet İnönü Türkiye’nin yer aldığı coğrafyadan kaynaklanan gücünü, etkin bir güce tahvil etmeyi ve dönüştürmeyi başarabilmiş midir?
-Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu neden başarılı olarak uygulanama mıştır?
-İsmet İnönü’yü çok partili demokrasiye geçişe zorlayan nedenler ve sonuçlar.
-Celal Bayar, başbakanlığa neden Adnan Menderes’i uygun gördü?
-1946-1950 yılları arasında demokrasi mücadelesi veren bir partinin daha sonra bu çizgiden sapmasının nedenleri ve sonuçları.
-Mart 1960’da Yeşilhisar ve Kayseri olayları yaşanmasaydı, erken seçim yapılabilir miydi?
-27 Mayıs askeri müdahalesi ihtilal mi? Darbe mi?
-Cemal Gürsel Kara Kuvvetleri Komutanı iken Milli Savunma Bakanı’na gönderdiği mektubu, daha sonra neden değiştirerek yayımlattı?
-Milli Birlik Komitesi’nden ondörtlerin tasfiye edilmelerinin nedenleri ve sonuçları.

Bu kitabın hazırlanmasında değerli Ali Berktay ve Mehmet Ali Güller’in editörlük ve yayımını hazırlamanın ötesinde çok değerli ve çok büyük katkıları olmuştur, kendilerine çok teşekkür ederim. Bu kitabın hazırlanmasında emekleri ve katkıları olan herkese de teşekkürlerimi sunarım.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Güç Odaklarının Mücadelesi kitabını okuyanlar kendileriyle karşılaştığımda, bana bu kitabın devamının gelip gelmeyeceğini sık sık soruyorlardı.

Devamı geldi. Umarım okuyucular da severek ve sorgulayarak okurlar.

İlker Başbuğ
Eylül, 2019
Bodrum