Meşhur Kara Harp Okulu Konuşması (25 Eylül 2006)

İlker Başbuğ'un 2006 Yılındaki Fetullah Gülen Uyarısı

1950'li yıllardan itibaren bazı marjinal grupların, dinsel eğilimleri kullanarak, sermaye biriktirip, yatırımlara yönelmesini, dernek ve vakıflar kurarak; eğitim, öğretim alanında ve nihayet de siyasal alanda etkin olmaya çalıştıklarını sıkça görülmektedir.

Giderek güçlenen cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyopolitik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak, sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar.

Bu cemaatler ile 677 sayılı kanunla varlığı yasaklanan tarikatlar, devrime karşı hareketlerin odağı haline dönüşmektedirler. Anayasanın başlangıcında ve 24'ncü maddesinde açıkça belirtildiği gibi, kutsal din duygularının, devlet işlerine, politikaya, siyasal ve kişisel çıkar ya da nüfuz sağlama amacıyla kötüye kullanılmamasıdır.

Elbette, ülkemizdeki dinine bağlı, mütedeyyin vatandaşlarımıza karşı saygılı ve dikkatli olmak zorundayız. Ancak, dinin inanç alanından çıkarılıp, ideolojiye dönüştürülmesi, onu siyasallaştırır ki, bundan en büyük zararı görecek olan, dindir.

Leave A Comment