Tutuklanacağımı 1 Hafta Önce Öğrendim

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, tutukluluğunun 2’nci yılını tamamladığı Silivri Cezaevi’nde 3’ncü kitabını yazdı: Suçlamalara Karşı Gerçekler.

Başbuğ’un 10 gün içinde 50 bin satan ve içinde tartışma yaratacak anekdotların bulunduğu kitabından satırbaşları:

‘Tutuklanacağıma ilişkin haber aldım’

28 Aralık 2011 Çarşamba akşamı 20’nci Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal adlı kitabımın son bölümü üzerinde çalışıyordum. ‘İnternet Andıcı’ olarak bilinen davanın duruşmaları devam ediyordu. O akşam duruşmaların cerayanına ilişkin aldığım bilgilerle pek uyuşmayan ve pek de beklemediğim bir haber aldım. Haber şöyleydi: ‘Önümüzdeki hafta internet andıcı kapsamında tutuklanacaktım’. Tutuklanacağıma ilişkin haberi alınca, tuhaf düşünceler içine girdim. Bir tarafta hürriyetinizin haksız bir şekilde elinizden alınması vardı, diğer taraftan ise şu anda tutuklu durumda bulunan ve emrinizde görev yapmış kişilerin de yaşadıkları sıkıntılara ortak olmak… Haber kaynağımın güvenilirliği yüksekti. Bugüne kadar bu kanaldan gelen haberlerin çoğu doğru çıkmıştı.

‘Tezkere geçse bunlar yaşanmazdı’

ABD, 2003 yılında icra edilecek Irak’ı Kurtarma Harekatı için Türkiye’den bir cephe açılmasını istedi. Ancak, bilindiği gibi, bu konuya ilişkin hükümet tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeterli kabul oyu almadı. Yapılan etkin propagandanın da etkisiyle tezkerenin geçmemesinin sorumluluğu TSK’nın üzerine yıkıldı. 1 Mart tezkeresi, TBMM’de yeterli oyu almış olsaydı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve personeli bugün karşı karşıya kaldığı sorunlarla, büyük ölçüde yüz yüze kalmayacaktı.

‘Affet Bizi’

Kitabında, cezaevi günlerinde kaleme aldığı şiirlere de yer veren İlker Başbuğ, Nazım Hikmet’e de ‘Affet bizi’ diye seslenirken Türk halkına ithafen yazdığı ‘Ayak Oyunu’ adlı şiirinde de “Ey halkım, Yeter seyrettiğin bu oyunu. Hukuksuzluğa karşı çıkmak, Bozmak için bu ayak oyununu, Hele bir doğrul, Gayrık yeter de!” mısraları ile haykırıyor…

Nazım’a

Yaban ellerinde,
mezarının başında,
yabancıyım sana.
Ne zaman ki,
Milli Mücadele’de Anadolu’ya kaçışını,
sonraki yıllarda,
ne büyük haksızlıklara,
zulümlere uğradığını,
ama
“Türklüğümü elimden alamazsınız”
diye haykırdığını,
Nüzhet, Piraye, Münevver, Vera ile,
yaşadığın inanılmaz aşklarını,
Raşit Kemali’den nasıl,
bir Orhan Kemal yarattığını,
öğrendiğim gün,
utandım.
Anadolu’da bir çınar altını,
senden esirgediğimiz için,
utandım.
Dedim ki:
üzülme, utanmazlığın, haksızlığın
diz boyu olduğu bir ülkede,
utanmak ayıp değil.
Sen,
vatanseverliğin,
gümbür gümbür sesi,
yüce Türk şairi,
affet bizi.

“Tutuklanacağımı 1 Hafta Önce Öğrendim”. Hürriyet. 17 Ocak 2014.
“Affet Bizi”. Hürriyet. 22 Ocak 2014.