7 Eylül 2012 Tarihli Celse

Duruşma tutanağının 46. ve 76. Sayfası

Tanık Balabanlı: Tespit ve değerlendirmelerim 2006-2008 yılındaki görev süremle alakalı

Tanık olarak ifadesine başvurulan Sayın Balabanlı kendisine sorulan soruları İlker Başbuğ’un görev döneminden önce, kendi görev dönemi olan Ağustos 2006 – Ağustos 2008 tarihleri arasına ilişkin olarak cevaplandırmış olduğunu açık ve net olarak açıklamış olmasına rağmen bazı basın yayın organlarınca bu gerçek göz ardı edilerek İlker Başbuğ’un döneminde güncellenmemiş ve hatta yayından kaldırılmış internet sitelerine ilişkin yapılan yayınlarla İlker Başbuğ’un sorumluluğu ima edilmişti. Bu gerçeği yansıtmadığı gibi konuyu yakından takip etmekte olan kamuoyunu da yanıltmıştı.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel: “Sizin üstünüzde, sizin tereddüt ettiğiniz bir şey olup da harekat başkanına, ikinci başkana, hatta birinci başkana, Genelkurmay Başkanına kadar sorulan konular olur mu? Yani silsile halinde bütün hiyerarşideki yer alan kişiler internet sitelerinde yayınlanan haberlerden haberdar olurlar mı?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Olurlar evet ve bilgisayar yani.”

Av. Betül Ayberk söz istedi verildi: “Sizin görev yapmış olduğunuz bilgi destek daire başkanlığı döneminizi gün ay yıl aralıklarıyla belirtebilir misiniz?”

Mahkeme Başkanı: “Soruyu anladınız mı?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Anladım. Ağustos, Ağustos 2006 zannedersem 20 Ağustos olabilir. 20 Ağustos 2006’yla 2008 Ağustos’unun yine ikinci yarısında o da yo da 12 Ağustos olabilir ayrıldığım.”

Av. Betül Ayberk: “Teşekkür ederim.”

Tanık İhsan Balabanlı: “15’inden önceydi evet.”

Av. Betül Ayberk: “Bugünkü duruşmada tespit ve değerlendirmelerinizin sizin bilgi destek daire başkanlığı döneminizle sınırlı bilgileri mi ihtiva etmektedir yoksa daha öncesi ya da daha sonrası hakkında da bir bilgi veriyor musunuz?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Bu anlamadım bu soruyu.”

Mahkeme Başkanı: “Tekrarlar mısınız soruyu Avukat Hanım?”

Av. Betül Ayberk: “Tabi. Bugünkü duruşmadaki tespit ve değerlendirmeleriniz sadece kendi görev yani kendi döneminizle alaka mı görev sürenizle mi alakalıydı? Yok…”

Tanık İhsan Balabanlı:Tabi kendi görev süremle alakalı.

Duruşma tutanağının 80 ve 87. Sayfası

Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı: Komutana arz ifadesi onun arz edildiğini göstermez, komutana arz edilmesi gerektiğini ifade eder.

Üye hakimin sanıkların daha önce vermiş oldukları beyanlarını yanlış değerlendirmesi ve Sayın Başbuğ hakkında neden suç duyurusunda bulunulduğuna dair açıklaması üzerine dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı düzeltme ihtiyacı duydu.

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu: “Yargılama esnasında şöyle bir gelişme yaşandı İlker Başbuğ dosyamız sanığı olmadan önce İnternet Andıcı olarak bilinen dosya sanıklarının hemen hemen hepsinin ortak olarak bir beyanı oldu. İnternet Andıcıyla ilgili olarak imza sirkülerinin konusu kendilerine sorulduğunda Genelkurmayda Genelkurmay Başkanının haberi olmadan bir kuş dahi uçmayacağını bütün konularda Genelkurmay Başkanına önemli konularda Genelkurmay Başkanına ulaştırılacağını. Komutana arz ibaresinin de komutana bu belgenin arz edildiği şeklinde anlaşılması gerektiği yönünde beyanlarda bulundular. Mahkememizde birbirleriyle uyumlu bu beyanlar üzerine gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Savcılığına bir ara kararla durumu aktardı. Cumhuriyet Savcılığı İlker Başbuğ’u da sanık olarak niteleyip bir iddianame tanzim etti. İlker Başbuğ ise bu beyanların aksine kendisine herhangi bir arzın söz konusu olmadığını kendisinin herhangi bir şekilde bu konuda bir imzasının olmadığını beyan etti. Sizin somut olarak bu olayla ilgili soruyum somut olarak bu olay hakkında bir bilginiz var mı?”

Tanık İhsan Balabanlı: “Hayır.”

Sanık Hasan Iğsız söz istedi verildi: “Benim deminki hususla ilgili Sayın Hakim Bey’in ilettiği bütün ifadesi alınan sanıklar Genelkurmay Başkanının emri olmadan kuş uçmaz şeklinde bir ifade kullanıldı. Sanıkların böyle bir ifadesi olmadı.

Mahkeme Başkanı: “O arz edildi, manasını söylemişler.”

Sanık Hasan Iğsız: “Bakın, bakın ama lütfen.”

Mahkeme Başkanı: “Anladım bu konuda beyanlarınızı alırız daha sonra Hasan Bey buyurun, buyurun, buyurun efendim.”

Sanık Hasan Iğsız: “Şimdi ama bakın Sayın Komutana arz lafı bana aittir, bana aittir. Bu ifade onun arz edildiğini göstermez, komutana arz edilmesi gerektiğini ifade eder.”