14 Mayıs 2013 Tarihli Dilekçe

18.02.2013 tarihli duruşmada hazır edilen ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 178nci maddesindeki amir hükme rağmen dinlenilmeyen Emekli Orgeneral Sayın Işık KOŞANER’in yazılı sorularımıza vermiş olduğu yazılı beyanları

a. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un Türk Silahlı Kuvvetlerine yasadışı bir örgüt adına sızdığı şeklindeki bir iddia ile ilgili; bu iddiayı doğrulayacak veya destekleyebilecek herhangi bir bilgim ve duyumum kesinlikle yoktur.
b. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ Ağustos 2008, Ağustos 2010 tarihleri arasında Genelkurmay Başkanı iken ben Kara Kuvvetleri Komutanı idim.
c. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ ile birlikte katıldığım Yüksek Askeri Şûra ve Milli Güvenlik Kurulu gibi devletimizin ve hükümet üyelerinin de katıldığı üst düzey toplantılarda, Emekli Orgeneral Sayın İlker Başbuğ’un devlet yöneticileri veya hükümet üyelerini baskı altına almak olarak tanımlanabilecek herhangi bir söz veya eylemine tanık olmadım. Bu tür üst düzey toplantılarda gündemde yer alan konular hakkında her katılımcı düşüncelerini, endişelerini, taleplerini ve tekliflerini açıklık ve samimiyetle dile getirir. Bunlar bazen diğer katılanların görüşleriyle ters de düşebilir, ancak konular samimiyet ve devlet adabına yakışan bir tarzda tartışılarak bir sonuca ulaşılır. Ulaşılan sonuç esastır ve herkes tarafından saygıyla karşılanır. Katıldığım toplantılarda bunun dışında bir uygulama olmamıştır. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un da, görüşülen konular hakkında bilgisine, görüşlerine talep ve tekliflerini açıklamaktan başka bir söylemine veya eylemine şahit olmadım.
d. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un astlarıma, devletin iç ve dış güvenliğine, kamu düzenini bozmak kaos yaratmak amacıyla herhangi bir iması, düşünce açıklaması söylemi veya vermiş olduğu bir emir veya talebi olmamıştır. Aksine Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ, gerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve gerekse Genelkurmay Başkanlığı yaptığı dönemlerde ülke güvenliğinin idamesini ve teröre karşı yürütülen mücadelede daha başarılı olunmasını, gerek düşünce, gerekse eylem bazında daima ön planda tutmuş, ast kademeleri de emir ve direktifleriyle bu istikamette yönlendirmiştir.
e. Genelkurmay Başkanları resmi görevler nedeniyle yurt dışında olacakları süreler için, askeri hiyerarşinin gereğine uyarak, kendilerinden sonra gelen kıdemli kuvvet komutanını kendilerine vekaletle görevlendirirler. Bu vekaletin anlamı, vekil olarak görevlendirilen komutanın Genelkurmay Başkanı ile aynı statüde olması değil, Genelkurmay Başkanının emirleri ve onayları çerçevesinde, yokluğunda onun yetkilerini onun adına kullanabilme yetkisidir.
Bilindiği üzere Genelkurmay Başkanları, Bakanlar Kurulunun teklifi ve Cumhurbaşkanı’nın Onayı ile atanmaktadırlar. Bu şekilde ismen atanan Genelkurmay Başkanları, Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile periyodik veya gerektiğinde her zaman görüşmeler yapmakta ve pek çok konuda bilgi alışverişinde bulunmaktadırlar. Ayrıca Genelkurmay Başkanları yerli ve yabancı resmi makamlarla olan temasları nedeniyle, yerlerine vekil olarak bırakacakları komutandan çok daha fazla ve çeşitli bilgilere sahiptirler. Bu nedenle: bazı önemli ve detayına sadece kendilerinin vakıf olduğu konularda karar yetkisinin de kendilerinde olması gerekmektedir. Genelkurmay Başkanları resmi görev kapsamında yurt dışına çıktığında yerine vekalet edenler, önemli ve detaylarına sadece kendilerinin vakıf olduğu konulara ilişkin olarak Genelkurmay Başkanlarıyla, bazen günde bir defadan fazla görüşmek ve direktif almak durumundadırlar. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’dan önceki Genelkurmay Başkanları tarafından da uygulamanın bu şekilde yapıldığının tanığıyım. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un Genelkurmay Başkanlığı döneminde de aynı uygulama yapılmıştır. 2010-2011 döneminde Genelkurmay Başkanı olarak ben de aynı uygulamayı yaptım. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un resmi bir görev nedeniyle yurt dışında bulunduğu 12 Haziran 2009 tarihinde bir gazetede iddia olunan İrtica ile Mücadele Eylem Planına ilişkin bir haberin çıkması üzerine, yaptığımız bir değerlendirme sonucunda soruşturma açılmasının uygun olacağını düşündüm ve Genelkurmay IInci Başkanı emekli Orgeneral Sayın Hasan IĞSIZ’a, Sayın Genelkurmay Başkanına ulaşarak bu konudaki direktifini alması emrini verdim. Emekli Orgeneral Sayın IĞSIZ, Sayın Genelkurmay Başkanına ulaştığını ve soruşturma açılmasını uygun gördüğünü söyledi. Bunun üzerine soruşturma açılması için ben emir verdim.
Olay tamamen bu şekilde cereyan etmiş olup, farklı şekilde yorumlamanın ve farklı anlamlar yüklemenin bir gerekçesi yoktur.
f. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ ve Genelkurmay IInci Başkanı emekli Orgeneral Sayın Hasan IĞSIZ, soruşturma açılmaması yönünde bana herhangi bir telkinde ve talepte bulunmamıştır.
g. Silahlı Kuvvetlerimizin personeli hakkında, çeşitli nedenlerle ortaya atılan iftiralar, kaynağı belirsiz belgelere ve gizli tanıklara itibar edilerek açılan soruşturmalar, gizli kalması gereken soruşturma bilgilerini basına sızdırılması suretiyle kamuoyu yönlendirilmesi, bazı basın organlarının bunları fırsat bilerek ve konuları saptırarak Türk Silahlı Kuvvetlerini bütünüyle suçlu göstermeye çalışması, bilen-bilmeyen, anlayan-anlamayan, yetkili-yetkisiz birçok kişinin hakarete varan ifadelerle Türk Silahlı Kuvvetleri personelini hedef alması ve olaylarla hiç ilgisi olmayan birçok personelin de anlaşılmaz nedenlerle suçlanması, doğal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri personelini tedirgin etmiş, bu yoğun asitmetrik psikolojik saldırı karşısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin korumasız bırakılması personelin moralini olumsuz yönde etkilemiş, personelin doğru bilgilerle bilgilendirilmesine ve iftiralara karşı savunulmasına ihtiyaç doğmuştur.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde bu görev Genelkurmay Başkanının görev alanına girmektedir. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ da, basına yansıyan veya yansımayan, ancak şahit olduğum tüm konuşmalarında, sadece, yurt savunmasına daima en üst seviyede hazır olması gereken ve teröre karşı mücadeleyi özveri ile sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerinin moralini yüksek tutmak amacıyla; doğruları söylemiş, endişeleri gidermeye çalışmış, iftiraları açıklığa kavuşturmaya ve çürütmeye gayret etmiştir.
h. Emekli Orgeneral Sayın İlker BAŞBUĞ’un Genelkurmay Başkanı, benim Kara Kuvvetleri Komutanı olduğum dönemde Sayın BAŞBUĞ’un Anayasa ve yasal mevzuat ile tanımlanmış görevinin dışına çıktığına şahit olmadım, herhangi bir duyum almadım.